Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi

Kardiyoloji ve Kalp Cerrahisi

Elektrokardiyografi (EKG)  1903 yılından beri genelde kullanılan bir kalp incelemesidir.

Cilde yapıştırılan elektrotlar aracılığı ile kalbin elektriksel aktivitesini (kalbin ritmini, frekansını, kalp atışlarının ritmini, yayılmasını ve reaksiyonun tekrar yok olması) kaydeden bir cihazdır.

Elektrokardiyografi (EKG), kalbin kulakçık ve karıncıklarının kasılma ve gevşeme evrelerini, kalbin uyarılması ve uyaranın iletilmesi sırasında ortaya çıkan elektriksel aktiviteyi milimetrik kağıt üzerine yazdırma temeline dayanan bir muayene yöntemidir. Kalbin elektriksel haritasının resmidir. Ayrıca EKG ile kalbin şekli hakkında bilgi edinilebilinir. EKG cihazının kayıtlarına elektrokardiyogram denir.

EKG ÇEKİLMESİNİN AMAÇLARI:

  • EKG ile kalbin ritim ve iletim bozuklukları belirlenebilir.
  • Koroner yetmezliği veya infarktüs tanısı konulabilir.
  • Kalp duvarlarında kalınlaşma ve kalp boşluklarında genişleme bulguları saptanabilir.
  • Elektronik kalp pilinin işlevleri değerlendirilebilir.
  • Bazı kalp ilaçlarının etkileri, ve kanda elektrolit adını verdiğimiz tuzların dengesizliği (özellikle serum potasyum eksikliği veya fazlalığı) belirlenebilir.
  • Kalp dışı hastalıkların kalbe etkileri araştırılabilir.

EKG NASIL BİR İNCELEMEDİR?
EKG ortalama 5-10 dakikalık bir inceleme yöntemidir.

EKG cihazı her yere kolaylıkla taşınabilinir, bu nedenle tetkik her yerde yapılabilmektedir. EKG çekilmesi için hastanın özel olarak hazırlanmasına gerek yoktur. Ağrılı veya hasta açısından rahatsız edici bir işlem değildir. EKG çekimi sırasında hasta muayene masasında veya yatakta sırt üstü yatmaktadır. Hastanın boynundaki, kolundaki ve bileklerindeki takılar çıkarılmalıdır. Hastanın bel üstü bölgesi, el ve ayak bilekleri açılmalıdır. Eğer çorap varsa çıkarılmalı veya bilekler ortaya çıkarılacak biçimde sıyrılmalıdır. Elektrot diskleri kollara, bacaklara ve göğsün ön yüzüne yerleştirilmektedir. Özel EKG jeli veya alkollü pamuk deri ile elektrotlar arasına kaydın daha iyi olması için sürülebilmektedir. Çekim sırasında hasta hareket etmemeli veya konuşmamalıdır. EKG genellikle 5-10 dakika içerisinde çekilmektedir. Tamamen ağrısızdır. Elektrotlar veya iletici jel ilk kullanıldığında soğukluk hissi verebilmektedir. Elektrotların yerleştirildiği yerlerde kızarıklık veya hafif derecede ağrı hissedilebilmektedir.

EKG ÇEKİMİNİN HERHANGİ BİR YAN ETKİSİ VEYA RİSKİ VAR MI?
EKG çekimi ile herhangi bir risk bulunmamaktadır. Bu test tamamen güvenli bir testtir. Cihaz kalbin elektriksel aktivitesini kaydetmektedir. Cihazdan hastaya herhangi bir elektriksel uyarı gitmemektedir.

Ekokardiyografi ses ötesi dalgaları kullanılarak, kalbin ve kalp içindeki kan akımının görüntülenmesi ve incelenmesi ile yapılan bir kalp muayenesi yö Ekokardiyografiye kısaca eko veya kalp ultrasonu da denebilmektedir.

Ultrason dalgaları, insan kulağının duyma sınırının ötesinde bir sestir (18.000 –000 titreşim/sn). Bu ses dalgaları, tüp şeklinde elle tutulan ve hastanın göğsünde gezdirilen sesi oluşturan, prob adı verilen duyarlı bir alet yardımıyla kalbe gönderilir ve yansımaları kaydedilir. Prob denilen tüp şeklindeki bu alet göğüs duvarıyla temas eder halde kalp üzerinde yavaşça gezdirilir ve bu cihazın yaydığı ses ötesi dalgalar kalbe ve ilgili dokulara çarpıp geri yansır. Geri yansıyan bu dalgalar yine prob tarafından algılanır ve karmaşık bilgisayar işlemlerinden sonra ekranda kalbin görüntüsünü oluştururlar. Bu görüntü, kalbin tüm anatomik yapısına ek olarak, kalbin kasılması, kapakçıkların açılıp kapanması gibi hareketleri de gerçek zamanda canlı olarak izleme olanağı verir. Ayrıca kalp içinde dolaşan kandan yansıyan dalgalar da kapakların fonksiyonları (kapaktaki darlık, yetmezlik vb.) hakkında ve kalbin pompalama gücü hakkında çok değerli bilgiler verir.

Geneldede Ekokardiyografi kalpteki yapısal ve işlevsel bozuklukları ortaya ・çıkarmaya yöelik inceleme yöntemleri arasında hastaya zarar ve acı vermeyen başlıca uygulamadır.

EKO kalp kapakçıklarının yapı ve işlevlerinin değerlendirilmesinde yararlıdı Bu yöntemle kalp kapakçıklarındaki doğumsal ve edinsel (temelde kalp romatizmasına bağlı) yapı kusurları, iltihaplanmalar (endokardit) görülebilir.

  • Kalp dış zarı hastalıkları (perikardit, perikart tümörleri) tesbit edilebilir.
  • Kalp boşluklarının çapları ve büyüklüklerinin saptanmasında en önemli tanısal aracıdır.
  • Kalp duvarlarının hareketleri, hareket bozukluğu olup olmadığının (kalp damar hastalıklarında ilgili damarın kanlandırdığı yerlerde duvar hareket bozuklukları oluşabilir) araştırılmasında en önemli tetkiktir.
  • Kalp damar hastalığına bağlı kalpte kasılmada sorun olup olmadığı,
  • Kalp boşluklarında basınç değişiklikleri değerlendirilebilir.
  • Kalp içi boşluklarda pıhtı (trombüs) araştırılması,
  • Ayrıca kalp romatizması, kapak hastalıkları, kalp yetersizliği, kalp krizi, doğumsal kalp hastalıkları gibi birçok konuda eko ile değerli bilgiler alınır.

EKOKARDİYOGRAFİNİÇEŞİTLERİ

Temel 4 çeşit Ekokardiyografi yöntemi vardır.

  1. Transtorasik veya yüzeysel EKO (TTE)
  2. Yemek borusundan yapılan EKO veya transösofagiyal EKO (TEE)
  3. Stress EKO
  4. Strain ve Strain Rate EKO

Neden Ekokardiyografi yapılır?

  • Stetoskop vasıtasıyla işitilen kalp seslerinin (üfürümler vb) kaynağını bulmak,
  • Kalp büyümesinin, açıklanamayan göğüs ağrılarınıın, nefes darlığının veya düzensiz kalp atımlarının sebebini araştırmak,
  • Kalp boşluklarının şeklini ve boyutlarını ölçmek,
  • Kalp duvarlarının kalınlıklarını ve hareketlerini kontrol etmek,
  • Kalp kapak yapılarının ve hareketlerinin net olarak değerlendirilmesi,
  • Yapay kapağın fonksiyonlarının değerlendirilmesi,
  • Kalp fonksiyonlarını değerlendirmek,
  • Kalp kasını etkileyen hastalıkları (örneğin kardiyomiyopatiler) tespit etmek için,
  • Kalbin içindeki pıhtı ve tümörlerin değerlendirilmesi,
  • Konjenital kalp hastalıkları ya da bu nedenle yapılan cerrahi girişimleri kontrol etmek,
  • Kalp krizi sonrası kalp fonksiyonlarının değerlendirilmesi için,
  • Kalbin etrafında sıvı toplanması durumunda sıvı miktarının, cinsinin değerlendirilmesi ve kalbi saran perikard zarının yapısını ve kalınlığının değerlendirilmesi,
  • Kalpten çıkan ana atar damarların (aort damarı, pulmoner arter) yapı ve çaplarının değerlendirilmesi amacıyla yapılır.

Yemek borusundan yapılan EKO veya Transözofajiyal ekokardiyografi nedir?

Yaygın olarak kullanılan yüzeysel ekokardiyografi yönteminin yetersiz kaldığı bazı durumlarda yemek borusu yolu ile ekokardiyografi yapılması gerekebilir. Gastroskopiye benzer bir tetkiktir. Yemek borusu yolu ile yapıldığı için transözofajiyal ekokardiyografi.

Neden transözofajiyal ekokardiyografi (TEE) yapılır?

  • Yüzeyel ekokardiyografi ile saptanan kalp içinde pıhtı, kitle veya endokardit adı verilen kalp enfeksiyonuna bağlı hastalıkların daha detaylı incelenmesi için,
  • Yapay kapakların fonksiyonlarının detaylı incelenmesi için,
  • Aort damar genişlemeleri ve yırtılmalarından şüphe edildiğinde,
  • Kalp odacıkları arasındaki zarların üzerindeki deliklerinin incelenmesinde,
  • Kalp kapak yetersizliklerinin ciddiyetinin belirlenmesi,
  • Kalp kapak tamiri veya kalp deliklerinin kapatılması ameliyatları esnasında ve sonrasında işlem başarısının değerlendirilmesi,
  • Akciğer hastalığı, şişmanlık veya göğüs yapısı gibi nedenlerle yeterli kalitede yüzeyel ekokardiyografik görüntü alınamadığı durumlarda TEE yöntemine baş

Hasta transözofajiyal ekokardiyografi (TEE) öncesi nasıl hazırlanır?

Transözofajiyal Ekokardiyografi 4-12 saatlik açlık sonrası yapılır. Alerji, astım yüksek göz tansiyonu, yutma güçlüğü, burun tıkanıklığı, yeni boğaz enfeksiyonu gibi yakınmaları olanların, yemek borusu ve mide ile ilgili sorunları olan hastaların bu durumları incelemeyi yapacak doktora haber vermeleri gereklidir.

Transözofajiyal ekokardiyografi (TEE) nasıl yapılır?

Transözofajiyal ekokardiyografi yarı girişimsel bir incelemedir. Bu işlem öncesi yaptıracağınız tetkikin özellikleri ve alınması gereken önlemler konusunda iyice bilgilenmeniz ve öğrendiklerinizi uygulamanız son derece önemlidir.

İşlemden hemen önce, gerekli durumlarda damardan ilaç uygulanmasını sağlamak amacıyla damar yolu açılır. Bulantı refleksini bastırıp hastanın işleme uyumunu sağlamak amacıyla ağız ve yumuşak damak bölgesi lokal olarak anestezik bir sprey yardımıyla uyuşturulur.

İşlem ve hasta rahatlığı için damardan sakinleştirici ilaç yapılır. Tetkik sırasında hasta uyumunun sağlanamadığı durumlarda, işlemin tekrarı anestezi doktorunun kontrolünde, ilave sakinleştirici ilaçlar yardımıyla yapılır.

İşlemi yapacak olan kardiyolog tüpün nasıl yutulacağını anlatır. Ağza, hastanın tüpü ısırmaması için bir ağızlık yerleştirilir. Jel ile kayganlaştırılmış transözofajiyal ekokardiyografi probu yavaşça yemek borusundan ilerletilir. Probu yutarken, öğürme ve bulantı olması normaldir. Bu durum geçicidir. Bu sırada burundan nefes alınıp verilir.

Gerekli görülen kalp görüntüleri doktor tarafından videoya kaydedilir ve resimleri çekilir. İşlem bitiminde doktorunuz bulgular hakkında sizi bilgilendirecektir. İnceleme süresi ortalama 15-20 dakikadır. Ancak hazırlık zamanı ile bu süre 30-60 dakikayı bulmaktadır.

Transözofagiyal Ekokardiyografi (TEE) sonrasında dikkat edilecek hususlar nelerdir?

Tetkikten sonra boğazdaki uyuşukluk geçene kadar yaklaşık 2 saat kadar bir şey yenilip içilmemelidir. Tetkik sırasında sakinleştirmek için kullanılan ilaçlar bir süre uyku hali yapabileceği için bu durum tamamen düzelinceye kadar araç ve makine kullanılmamalıdır. Tetkik sonrasında, 1 ya da 2 gün süreyle boğazda acıma ve his kaybı olabilir. Bu geçici bir durumdur ve tedavi gerektirmez.

Stres EKO nedir?

Stres Ekokardiyografi, egzersiz yöntemleriyle veya kalp atımını hızlandıran ilaçlarla yapılan bir ekokardiyografik görüntüleme uygulamasıdır.

Egzersiz Ekokardiyografi, koşu bandı efor testinde egzersiz protokolünün uygulamasından hemen önce ve hemen sonra veya bisiklet egzersiz testi yardımıyla egzersizin her aşamasında ekokardiyografik görüntülerin kaydedilmesi şeklinde yapılmaktadır. Egzersiz testinin yapılamadığı durumlarda (bacak damar hastalığı, kas kemik yapı kısıtlılığı) damar yoluyla dobutamin, adenozin, dipiridamol gibi kalp ritmi ve kasılmasını arttıracak ilaçların belli zaman aralıklarında artan dozlarla kullanılması ile ilaçlı stres ekokardiyografi yapılmaktadır.

Stres EKO hangi durumlarda yapılır?

Kalıcı kalp pili, EKG’de sol dal bloğu, sol karıncık kalınlaşması ve EKG’de bazı özel bulguların varlığı nedeniyle (preeksitasyon) kalp hastalıklarının diğer yöntemlerle değerlendirilmesi güç olduğunda uygulanır. Miyokard kanlanma bozukluğunu ve ciddiyetini saptamak için akut kalp krizlerinden ve koroner damarlara yapılan girişimsel işlemlerden sonra risk belirlenmesi amacıyla,

Kalp cerrahisi dışında cerrahi girişim uygulanacak hastalarda operasyon öncesi kardiyak risk değerlendirilmesi amacıyla uygulanmaktadır.

Amaç, kalbin kasılma kapasitesini gözlemlemek, koroner yetersizlik bulgularını araştırmak ve bazı kapak hastalıklarında cerrahi karara yardımcı olabilmektir.

Stres EKO nasıl yapılır?

Test hazırlığı, göğse elektrodların takılması ve damar yolunun açılmasından oluşur. Test süresi yaklaşık 1 saattir. Bu inceleme, göğsün üzerinde belli noktalardan kayıt alınarak yapılır. Kalbin dinlenme görüntüleri kaydedilir.

Tercih edilen stres yönetimine bağlı olarak egzersiz testi veya ilaçlı uygulama yapılır. Egzersiz görüntüleri alınır. Daha sonra toparlanma dönemi görüntüleri kaydedilir. Kalp ritmi, kan basıncı izlenir, EKG kayıtları alınır.

Test sırasında kalbin hızlı ve kuvvetli atması çarpıntı olarak algılanır. Bu durum normaldir. İlaçlı Test sırasında (Dobutamin uygulaması) yanaklarda sıcaklık hissi ve kızarma, saçlı deride karıncalanma gibi belirtilerde normaldir. İşlem sırasında göğüs, kol ve çenede ağrı ve huzursuzluk hissedildiğinde, baş dönmesi, göz kararması ve nefes darlığı durumlarında hemen işlemi yapan doktora haber verilmelidir.

Hasta işlemden sonra yarım saat süre ile dinlenme odasında gözlem altında tutulur. Testin yorumu, farklı fazlarda alınan görüntülerde, kalbin kasılma gücünü kıyaslayarak yapılmaktadır.

Stres ekokardiyografik incelemede elde edilen bulgular doktor tarafından hastaya anlatılır ve yazılı bir rapor halinde bir saat içinde kendisine verilir.

Stres ekokardiyografi oldukça güvenilir bir yöntemdir. İlaçlı stres ekokardiyografi sırasında ilaca bağlı yan etkiler nadiren görülebilmektedir. Bunlar baş ağrısı, terleme, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve bulantıdır.

Nadiren kan basıncında ani düşme ve yükselme, kalpte kulakçıktan ve karıncıktan köken alan sürekli olmayan ani ritim bozulması, kalp hızında yavaşlama, işlem sırasında kalp damar kökenli göğüs ağrısı görülebilir. Olabilecek başka ek riskler söz konusu olursa, bunların bilgilendirilmesi işlemi yapan uzman hekiminiz tarafından yapılacaktır.

Strain oranı ve vektör hız görüntüleme nedir?

Strain, Strain oranı ve vektör hız görüntüleme, doku Doppler ultrason yöntemi kullanılarak kalbin kasılma ve gevşeme fonksiyonlarını çeşitli düzlemlerde en doğru şekilde ölçmek için geliştirilmiş en hassas, yeni ve modern bir yöntemdir. Bu yöntem özellikle kalp kasının gücünün ve kasılma fonksiyonlarının değerlendirilmesi için uygulanır. Kalp kasının çeşitli bölgeleri seçilerek bu bölgelerin stres ve istirahat anındaki boyutları ve hareketleri farklı düzlemlerle ölçülür.

Ağrısızdır ve hiçbir yan etkisi yoktur. İşlem öncesinde hiçbir hazırlığa gerek yoktur. Herhangi bir kontrast madde kullanılmaz. İşlem ortalama 15-30 dakika sürer.

Sonuçlar testi yapan doktor tarafından değerlendirilip hastaya iletilir. İşlem sonrası hasta derhal ayağa kalkıp günlük yaşamına devam edebilir.

Strain oranı ve vektör hız görüntüleme hangi durumlarda yapılır?

Kalp yetersizliği olan bir hastada kalp kasının sahip olduğu kasılma gücü en doğru şekilde hesaplanır. Bu şekilde kalp yetersizliğinin sebebi henüz normal bir gözün ayırt edebileceği seviyeden çok daha erken tespit edilir ve en uygun tedavi seçeneği saptanır.

Kalp krizi geçirmiş bir hastada hasarlı kalp kası kitlesinin belirlenmesinde ve hasarın boyutlarının tespitinde, çok hassas ölçüm olanağı sağlar. Hastaya uygulanacak kalp operasyonu öncesinde kalp kası fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılan çok önemli yöntemlerden biridir. Kalp zarının iltihaplarının tespiti ve çeşitlerinin ayrımını en güvenilir şekilde yapma olanağı verir.

Kalbin sağ ve sol yarısının eş zamanlı çalışma bozukluklarının anında tespiti ve uygulanacak tedavi ve bu tedavinin etkinlik takibi için eşi olmayan bir yöntemdir.

Holter EKG, kalbin elektrik aktivitesinin 24 saat ve/veya daha uzun sürecin izlenmesi ve kaydedilmesi işleminin adıdır. Holter adını mucidi olan Dr Holter’den alır. Ritim Holter veya EKG Holter olarak da adlandırılır.

EKG cihazları muayene sırasında görülmeyen, ancak gün içerisinde kısa süreli de olsa kendini farklı şekillerde belli eden ritim bozukluklarının tespiti için kullanılamaz. Bu tip durumlarda ritim holter adı da verilen EKG holteri kullanılır. Bu cihazlar 24-48 saat süreyle EKG kaydı yaparlar ve hasta üzerinde taşınırlar. Böylece gün içerisinde çeşitli fiziksel ve psikolojik değişikliklerin etkisi, kullanılan bazı ilaçların kalp ritminde oluşturduğu değişimler de izlenebilir. Alınan kayıtlar bilgisayara yüklenerek analiz edilir ve kalp ritmi grafiğine bakılarak birçok parametrenin değerlendirilmesi mümkün olur.

EKG holter incelemesi çoğunlukla kalbin elektriksel aktivitesindeki sorunların tespit edilmesi amacıyla yapılır. Ayrıca kalp çalışmasını etkileyen bir çok hastalık ve durum ile ilgili de bilgiler elde edilebilir.

TANSİYON HOLTER (ABPM)

Kola takılı kalıp tansiyonu belli aralıklarla otomatik olarak ölçüp kaydeden ve sonra bunun dökümünü veren bir cihazdır. Hangi aralıklarla ölçüm yapması istenirse (mesela her saat veya yarım saatte bir ölçüm için) programlanır ve hastanın kendisi de dahil hiç kimsenin bir müdahalesi olmadan, uykudayken bile otomatik ölçümler yapılmış olur. Özellikle hastanede veya doktor yanında yükselen tansiyonu ayırdetmekte,tansiyon ölçme girişimi sırasında heyecanlanarak tansiyonu yükselen kişilerde,  veya doktorun yanında iken normal çıkan maskeli hipertansiyonun tanısında, ayrıca günün değişik vakitlerinde ve özellikle de uykuda tansiyonun nasıl olduğunu aydınlatma gibi konularda çok yararları olan bir testtir.

Hipertansiyonlular ve hipertansiyon şüphesi olan insanlar için, 2017 AHA/ACC Hipertansiyon Kılavuzu ve 2018 ESH/ESC Hipertansiyon Kılavuzu gibi otör kuruluşların hipertansiyon tanı, tedavi ve takip kılavuzlarında önemi ve kullanım alanları vurgulanmış, çok önemli bir muayene yöntemidir.

Treadmill efor testi nasıl yapılır?
Treadmill efor testi hastanenin güvenli bir alanında, hastaların göğüs bölgesine yapıştırılan elektrodlar aracılığı ile kalp atımlarının monitorizasyonu sağlandıktan sonra, treadmill cihazı adı verilen  yürüyen bir bant üzerinde yürütülmesi ve bu sırada periyodik olarak kan basıncı ve EKG’sinin kayıt edilmesi esasına dayanır. Radyasyon, ilaç veya kimyasal maddeler standart efor testlerinde kullanılmazlar.

Efor testi için herhangi bir hazırlık gerek varmıdır?
Hastanın hafif birşeyler yemiş olması tercih edilir. Aç karnına veya  yemekten hemen sonrası yapılması tercih edilmez.
Hastanın rahat bir pantolon, şort veya eşofman gibi bir giysi ve rahat yapabileceği bir spor ayakkabısı giymesi testin hasta açısından konforunu arttıracaktır.
İşlem öncesi bazen kalp veya tansiyon ilaçlarının (genellikle hipertansiyon tedavisi için kullanılan bazı ilaçların) 1 veya 2 gün önceden kesilmesi testin duyarlılığını arttırabilir. Bu konuda kendi doktorunuza danışmanız en uygun yaklaşım olacaktır.

Efor testi ne kadar sürer?
Efor testi test öncesi hazırlığı ile birlikte ortalama 30 dakika zamanınızı alır.

Efor testinin herhangi bir riski varmıdır?
Doğru endikasyonla, uygun hastalara ve doktor gözetiminde yapıldığında efor testinin riski son derece düşüktür.

Efor testi neden yapılır?

Efor sırasında kalbin iş yükü arttırılarak, kalp kasının ihtiyaçlarının karşılanmasında bir sıkıntı oluşup oluşmadığına bakılır.

Efor testi sırasında hastanın efor kapasitesi, efor sırasındaki kalp atımı ve kan basıncı değişiklikleri, efor sırasında herhangi bir şikayeti olup olmadığı konusunda bilgi edinilir.

Efor testinde kalp ve dolaşım sistemine ait sıkıntı bulgularının saptanması halinde sağlığımız açısından söz konusu olabilecek tehlikelerin zamanında teşhisi, tedavisi ve tedavi etkinliğinin takibi alanında çok değerli bilgiler edinilmiş olur.

Bölümümüzde, kalp hastalıklarında en kesin tanı olanağını veren anjiyografi işlemini hastanın damar yapısına göre değişmekle birlikte kasıktan değil en yeni yöntem olan el bileğinden yapmaktayız.

Ülkemiz de sayılı merkezde uygulanabilen, sadece 10 dakika süren ve 3 saat sonra taburcu edilebilen radial (el bileğinden) anjiyografi işlemini, hastanemizde başarıyla uygulayarak dünyanın en gelişmiş merkezlerine eş değer sonuçlar elde etmekteyiz.

Anjiyografinin bütün tıbbi girişimlerde olduğu gibi riskleri vardır.  Ancak unutulmamalıdır ki kalp damarlarındaki teşhis edilmemiş ve dolayısı ile tedavisi yapılamamış darlıkların hastaya getireceği risk, anjiyografinin riskinin çok çok üzerindedir.

KORONER ANJİOGRAFİ NASIL YAPILIR?

Koroner anjiyografide kalp damarlarına ulaşmak için çoğunlukla sağ kol veya kasık atardamarı kullanılır.Bunun için burası ile uyuşturulur ve damar içine daha sonra çıkarılmak üzere bir plastik kılıf yerleştirilir. Daha sonra, adına kateter denilen yaklaşık 2 mm çapında içi boş borucuklar, plastik kılıf yolu ile kalbin damarlarının ağızlarına yerleştirilir ve bu borucuklardan damarları röntgen altında görünür hale getiren özel bir madde (kontrast madde) verilir ve değişik açılardan görüntüleri alınır.

İşlem ortalama 5-20 dakika sürer. İşlemden sonra atardamara yerleştirilen plastik kılıf çıkartılır ve buradan kanama olmaması için, kasıktan yapılmasına 4-5 saat süreyle bu bölgeye bir ağırlık konur. Bu süre boyunca hasta yatakta yatar. Daha sonra gerekli kontroller yapıldıktan sonra hasta kalkabilir ve dolaşabilir. Koldan yapılanlara uygun şekilde bandaj yapılır ve hasta oturarak 3 saat kadar bekletilir. Bu arada tuvaletini rahatça yapabilir veya izlem odasında yürüyebilir. Daha sonra daha ileri tedavi gerekmeyen veya ilaçlı tedavi kararı verilen ve poliklinik takiplerine alınan hastalar yürüyerek rahatça hastaneden ayrılabilirler. Hastaneden ayrıldıktan sonra kasıktan koroner anjiyografi yapılmışsa ise, 24 saat süre ile işlemin yapıldığı bölgeyi zorlamamanız önerilir. 24 saat sonra işlem yerindeki bandı çıkarabilir, banyo yapabilirsiniz. Girişim yerinde, bazen kanın deri altına sızmasıyla morluklar, sertlik olabilir. Bunlar önemli değildir. Morlukların tamamen geçmesi birkaç hafta alabilir. Ancak işlem yerinde kanama, şiddetli ağrı, ani şişlik olursa hemen hastaneye gidilmelidir.
Koroner anjiyografiden sonra doktor sonucu hakkında ve tedavi konusunda hastayı bilgilendirir ve anjiyografi raporu verilir.

Bilgisayarlı Kalp Tomografisi ve Bilgisayarlı Tomografi Koroner Anjiyografisi

BT kalp anjiyografi, erken tanı ile kalp krizi geçirmeden tedavi imkanı verir. Yöntemin yaygınlaşması ve geliştirilmesi ile pek çok sessiz seyreden kalp damar hastasına erken tanı ve tedavi imkanı artık gerçekleşmiştir. Kalp BT anjiyografisi ile kalp damarlarının kanın içinde bulunduğu kanalı değil, damar duvar yapısı, plak özellikleri, kalbin, kalp ve akciğerlerin ana atar damarlarının anatomisi ve yapısal bozuklukları incelenebilmekte ve ayrıca fonksiyonel çalışmalar (kalbin çalışması ve yaptığı iş ile ilgili),  gerçek zamanlı hareketli görüntülerle kalp boşluklarının normal çalışma sırasındaki hareketleri ve kalp kapak yapılarının özellikleri ile bütün kapak işlevleri değerlendirilebilmektedir.

Kalbin etrafındaki zarlar, yapılar ve kalbin içindeki tümör veya iltihap bulguları da dahil, eskiden tanısında ve takibinde zorlanılan bir çok özelliğin kolayca tanısı konabilmektedir.

Suni kalp kapaklarının yapı ve fonksiyonlarını bozan nadir bazı durumların da Kalp BT incelemeleri en erken dönemde doğru ve kesin teşhis olanağı sağlayabilmektedir.

BT Anjiyografi nasıl gerçekleştirilir?

BT anjiyografi, ortasından hasta yatağının geçtiği bir açıklığı olan kutuya benzer bir cihazda gerçekleştirilir. Yatakta sırt üstü yatan hastanın ilgili damarları taranacak şekilde hasta yatağı bu açıklık içerisinde hareket eder. İnceleme oldukça hızlı olup dakikalar içerisinde tamamlanır. İnceleme kontrast madde adı verilen bir ilaç kullanılarak gerçekleştirilir. Bunun için genellikle koldaki bir damar kullanılır. Bazı BT anjiyografi yöntemlerinde inceleme sırasında hastanın kalp ritmi EKG cihazıyla takip edilir ve kalp atımlarıyla senkronize şekilde görüntü elde edilir. Genel olarak kullanılan BT cihazlarında kalp damarları (koroner arterler) değerlendiriliyorsa, inceleme öncesinde kalp hızınızı düşürmek için ağızdan ya da damardan bazı ilaçlar verilebilir. Hastanemizde kullanılan Flash CT cihazının hızı nedeni ile bu işleme artık gerek duyulmamaktadır.

Hastanemizde kullanılan Flash CT ile eski bilgisayarlı tomografi cihazlarına göre daha güvenli ve kolay incelemeler yapılabiliyor.

İleri teknoloji ile üretilmiş bir radyolojik tanı yöntemi olan Flash CT, başta kardiyak ve akciğer taraması olmak üzere vücudun her alanından çok hasas görüntülerin elde edilmesini sağlayabiliyor. Düşük radyasyon kullanarak çok hızlı çekim yapabilmesi nedeniyle özellikle Kardiyak Check Up programlarında ve girişimsiz kalp incelemesi gereken durumlarda büyük kullanım kolaylığı sunuyor.Tüm vücudu 4 saniyede tarıyabiliyor. Çekimin hızlı olması, özellikle obez ve çocuk hastalarda büyük bir konfor sağlıyor. Hız sayesinde sedasyona (hastanın bilinci kaybolmaksızın ilaçlarla rahatlatılması) ihtiyaç duyulmadan çekim yapılabiliyor. Taramalar %80 daha az radyasyonla yapılıyor. Flash CT check up gibi rutin uyuglamalarda kullanılabilecek, en düşük dozda radyasyon yayan tarama cihazıdır. 78 santimlik çapı ile kapalı yer korkusu ortadan kalkıyorPek çok kişi kapalı yer fobisi olduğu için tomografi görüntülemeyi tercih etmeyebiliyor. Cihazın 78 santimlik çapı, obez hastalar ve kapalı yer korkusu olan hastaların bu kaygılarına son veriyor. 0,25 saniyede kalp anjiyosu yapabiliyor. Tüm kalbi 250 milisaniyede (1/4 kalp atış süresi) tarıyor ve yüzde 99’a varan bir doğrulukla teşhis garantisi sunuyor. 0,6 saniyede nefes tutmadan akciğer çekimi yapılıyor. Hastanın tüm göğüs kafesini bir saniyeden az sürede (0,6 saniye) görüntüleyebiliyor. Bu özelliği sayesinde, özellikle nefes tutmada problem yaşayan yoğun bakım hastaları veya çocuk hastaların akciğerlerine bile kolaylıkla baklabiliyor. Göz ve meme gibi radyasyona aşırı duyarlı bölgeleri yüksek dozda radyasyondan koruyor. Düzenli takip gerektiren durumlarda doz koruması sağlıyor. Koroner damar hastalığı tanısı konan hastaların düzenli olarak takip edilmeleri gerekiyor. Flash CT ile en düşük dozda radyasyon verilmesi sayesinde kalp taraması gerekli görülen  aralıklarla yapılabiliyor. Acil müdahale gerektiren durumlarda doğru müdahale olanağı sunuyor. Özellikle travma geçiren kişilerde zaman kaybetmemek adına çoğu zaman CT’nin sağlayabileceği görüntüleme avantajlarından yoksun bir şekilde hastaya müdahale edilme mecburiyetini bu sistemin kullanılabilmesi sayesinde ortadan kalkıyor. Flash CT’ nin hızı ve çekim esnasında sunduğu hareket özgürlüğü avantajı sayesinde bu engel ortadan kalkıyor ve travma geçirmiş hastaların vücutları da hızlı ve güvenli olarak taranabiliyor ve tedavilerinin etkinliği arttırılabiliyor.

Perkutan Koroner Girişimler Nelerdir?

Ameliyatsız, ciltten bir damar yoluyla girilerek koroner damarları açmada kullanılan balon anjiyoplasti-stent ve diğer işlemlere ” perkutan koroner girişim” (PKG) denir. Türk Kardiyoloji Derneği Koroner kalp hastalarının yaklaşık 1/3’ü PKG ile tedavi edildiğini bildirmiştir.

Balon Anjiyoplasti İşlemi

Koroner Balon Anjiyoplasti, koroner anjiyografi sonucunda hastalıklı damarına balon uygulaması kararı alınan hastalara, aynı seansta işleme devam ederek veya daha sonraki bir seansta daralmış veya tıkalı damarı açmak için yapılan tedavi girişimidir. Balon dilatasyon (balonla genişletme) işlemi kardiyak kateterizasyon laboratuarında (koroner anjiyografi ve işlemlerinin yapıldığı ameliyathane koşullarına sahip özel bir alanda) anjiyografi işleminde kullanılan kateterlere (ince uzun, yumuşak plastik tüpler) benzer yapıda olan ve bu işlem için tasarlanmış kateterler kullanılarak yapılır.

Anjiyoplasti işleminin ilk bölümü koroner anjiyografiye benzer. Lokal anestezi altında, uyanıkken, damar içerisindeki darlık bölgesinde özel tasarlanmış balonun kontrollü olarak şişirilmesi ile darlıklar giderilir. Balon şişirilince, plakları arter duvarına doğru iter. Balon çıkarıldıktan sonra tıkalı bölgeden tekrar kan akımı sağlanmış olur. İşlem genellikle 1 saatten daha kısa sürer ve uzun süreli ilaç verilmesi gerekmeyen hasta genellikle ertesi gün taburcu edilir.

Koroner Stent Nedir?

Balon tedavisinde karşılaşılan bazı zorlukları gidermek ve açılan damarda daha iyi bir kan akımı sağlamak için koroner stentler geliştirilmiş ve 90’lı yıllardan itibaren yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Koroner Stent (çelik tel kafes), koroner damarlarında balon tedavisi ile yeterli açıklık sağlanamayan ve/veya balon işlemi sonrasında damar içinde yırtılma meydana gelen hastalarda bu sorunları giderme amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Stent; balon üzerine yerleştirilir ve damar içinde balon şişirildiği zaman, damar iç duvarına monte edilmiş olur. Daralmış bölgenin uzunluğuna göre bir veya daha fazla stent gerekebilir. Haftalar içinde bu stentlerin üzeri endotel tabakası adı verilen doğal iç damar tabakası ile kaplanır ve stent damar duvarında yaşam boyu kalır. Yıllar içinde teknolojik olarak daha iyi kalitede stentlerin yapılması ile bu girişim By-pass ameliyatı gereksinimini önemli miktarda azaltmıştır. Altı aylık süreç içinde %20 olasılıkla tekrar daralma (restenoz) olabilmektedir. Yeni kullanıma giren ilaç kaplı stentlerde bu ihtimal çok daha aşağılara inmiştir. Stent içinde daralma olması durumunda tekrar balon veya stent uygulanabilmektedir.

Stent takma işlemi sonrası hasta koroner yoğun bakım ünitesine alınabilir. Hastanede kalma süresi genelde 1-2 gündür. İşlem yapıldıktan sonraki ilk 6-12 saat boyunca işlem kasık atardamarı yolu ile yapılmışsa, işlemde kullanılan bacağın düz tutulması çok önemlidir. Radial (koldan) girişim ile işlem yapılanlarda bu süreler çok daha kısa olabilmektedir.

Diğer Perkutan Koroner Girişimler

Damardaki darlık bölgesinde kıvrımlı, düzensiz cidarlı, uzun, kireçli, pürüzlü yapıda olması ve balon/stendt ile yeterli açıklığın sağlanamadığı yada sağlanamayacağı durumlarda kullanılabilecek başka girişim çeşitleri de vardır. Bunlar: Darlığı  ylarak açan lazer; çok yüksek devirle dönerek ucundaki küçük top üzerine yerleştirilmiş kristal çıkıntılarla darlığı açan rotablator darlıktaki pürüzlü yapıları keserek temizleyen aterektomidir.

Balon Anjiyoplasti, Koroner Stent ve Diğer İşlemlerin Riski Nedir?

Her girişimsel işlemin belli oranda bir riski vardır. Balon anjiyoplasti ve stent işleminin komplikasyon (istenmeyen olay veya sonuç) riski düşüktür. Riskin düşük olmasında hastaların işlem sonrasında kullanılması gereken pıhtı önleyici (antitrombositer) ilaçları düzenli ve aksatmadan kullanması rol oynar. Bu ilaçlar aksatılırsa işlem uygulanan bölgede pıhto ile tıkanma ve hayati tehlike ortaya çıkabilir.

Ani damar tıkanması (akut oklüzyon), işlem sırasında ve işlemden sonraki ilk 24 saat içerisinde balon ile tedavi edilen bölgede tıkanma ile ortaya çıkar. Ancak anjiyoplasti sırasında  stent takılmış ise bu risk daha düşüktür. (Subakut oklüzyon) Ancak stent takılan olgularda, giderek azalmakla birlikte bu risk takılan stentlerin özelliklerine göre 28 gün sonrası ile bir yıldan daha fazla bir süreye kadar devam etmektedir. Bu riski en düşük seviyeye çekmek amacıyla stent takılan kişilerde, hekimin önereceği aspirin ve diğer kan sulandırıcı ilaçların kullanılması zorunludur.

Diğer komplikasyonların çoğu da ani damar tıkanmasından kaynaklanır. Kalp krizi (%1-2), Ani ölüm (%1’den daha az), Acil bypass cerrahisi gereği (%1’den az).

Perkutan Koroner Girim İşlemleriyle İlişkili Başka Hangi Riskler Vardır?

  • Lokal anesstik veya kontrast maddeye (işlemde kullanılan tıbbi boya maddesi) karşı alerjik reaksiyon
  • Kontrast maddeye bağlı böbrek işlevlerinde bozukluk
  • Cerrahi girişim veya kan transfüzyonu gerektiren aşırı kanama
  • Girişim yerinde kateterin yol açtığı damar hasarı
  • Kalp veya damarlardan pıhtı kopması ve beyine gitmesi ile meydana gelen felç
  • Daha önceden bilinmeyen yeni bir yan etki dahi ortaya çıkabilir.

Hastaneden Taburcu Olduktan Sonra Şu Durumlarla Karşılaşmanız Durumunda Acil Olarak Doktorunuzu Arayınız:

  • Yeni gelişen göğüs ağrısı ve ağrının artması
  • Ateş
  • Nefes darlığı
  • Girişim yapılan bacak veya kolda, giriş yerinden kanama veya büyük şişlik ile birlikte morarma gelişmesi

TEE (Yemek Borusundan Eko ile Kalp İncelemesi)

Ekokardiyografi kalbin yapısı ve fonksiyonlarının ultrason ile incelenmesidir. Göğüsten yapılan ekokardiyografi ile kalbin tüm ayrıntıları ve bazı bölgeleri yeterince görülemez. Bu durumda yemek borusundan ultrason ile kalbin incelenmesi gerekir ki bu işlem “Trans özofageal ekokardiyografi” “TEE” olarak adlandırılır.